Menü
Yusuf Ziya Keskin
Yusuf Ziya Keskin
Asr-ı Saâdet’ten Günümüze Cihad
Eylül 25, 2023
Yazarın Tüm Yazıları

” Geçmişten günümüze Müslümanlar cihadı nasıl anlamışlar ve cihad hayatlarında ne tür bir rol oynamıştır?”

İslam literatüründe cihadın birçok anlamı olmakla birlikte daha çok “nefisle mücadele”, “İslam’ı tebliğ” ve “düşmanla savaşma”manası ön plana çıkmaktadır. Bu anlamları destekleyen pek çok ayet ve hadis bulunmaktadır. Kur’ân-ı Kerim’deki bazı ayetlerde cihad, doğrudan savaş anlamında, bir kısmında ise Allah’ın rızasına uygun bir şekilde yaşama çabasışeklinde özetlenebilecek olan genel anlamıyla geçmektedir. Hadislerde de cihad teşvik edilmiş, cihadın fazileti, kime karşı ve nasıl yapılacağı üzerinde durulmuştur.

Cihadın hukukî bir mahiyet arz etmesi ve birtakım hukukî sonuçlar doğurması sebebiyle İslam hukukçuları “gayrimüslimlerle savaş” şeklindeki özel manasını ön plana çıkararak cihada“Allah yolunda can, mal, dil ve diğer vasıtalarla savaşmak”anlamını vermişlerdir.

Bununla birlikte cihadın sadece savaştan ibaret olduğunu düşünmek ve cihada yalnız savaş anlamını vermek, Kur’ân ve sünnetin ortaya koyduğu cihad anlayışına aykırıdır.

İslam dini savaşa ancak Müslümanların can ve mal güvenliğini sağlamak, hak ve hürriyetlerini korumak, İslam’a ve İslam ülkelerine yönelik saldırıları önlemek amacıyla başvurulacağını hükme bağlamış;İslam âlimleri de bu maksatla yapılan savaşı cihad olarak tanımlamışlardır.

Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine mensup hukukçuların oluşturduğu çoğunluğa göre İslam’da savaş anlamındaki cihadın sebebi, gayrimüslimlerin Müslümanlara savaş açmaları ve tecavüzkâr olmalarıdır. Şâfiîler ise onların kâfir olmalarını başlı başına bir savaş sebebi saymış, Zâhirîlerle bazı Hanbelî ve Mâlikî hukukçular da bu görüşü benimsemişlerdir. Her iki görüşün de Kur’ân ve sünnetten delilleri vardır.

Kur’ân ve sünnetin cihadla ilgili belirlediğihükümleri göz ardı ederek -günümüzdeki bazı Müslümanların yaptığı gibi-cihadı gayrimüslimleri zorla Müslüman yapmanın veya onları öldürmenin meşru bir vasıtası olarak takdim etmek İslam’a yapılan en büyük kötülüktür.

“Mücahid, nefsiyle cihad edendir” (Tirmizî, Fedâilu’l-cihâd, 2) hadisine dayanılarak kulun nefsiyle olan cihadının dış düşmanlara karşı gerçekleştirilen cihada nispetle daha üstün olduğu, zira Allah’ın emirlerine uyma konusunda nefsiyle cihad edemeyen kimsenin düşmanla cihad edemeyeceği belirtilmiştir.

Geçmişte Müslüman topluluklar cihadı, Allah’ın dinini yüceltmek, İslam’ı bütün insanlığa tebliğ etmekve onları İslam’la buluşturmak şeklinde anlamış ve bu uğurda büyük mücadeleler vermişlerdir.

Günümüzdeki cihadın en etkili yolu, cihadı yürütecek kişi ve zümrelerin öncelikle ilim ve imanla donanmaları, bilinçli ve basiretli olmaları, söylemleriyle eylemlerinin uyumlu olması, iyinin canlı temsilcileri durumunda bulunmaları kaçınılmaz bir zarurettir.

Günümüzde cihadın cephe savaşından ekonomi ve kültür mücadelesi alanlarına kaydırılması zarureti doğmuştur.Bununla birlikte savaşa savaşla karşılık vermek de cihadın bir parçası olduğu unutulmamalıdır.

0 0 Yorumlar
Puan
Bildir
guest

0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
DOSYA
İki Kıyı Arasında...
Mehmet Kaman
Aydınlık Neslin Yol Haritası
Damla Mıdış
Annelerimizle Aydınlanalım
Hayrunnisa Duran
Cennetin Hasretiyle Yanan Kandiller
Şura Tosun
Umudu Filizlendirmek
Sinan Özyurt
RÖPÖRTAJLAR
Kur’ân’a, sünnete ve nebevî terbiyeye dönüş her dö...
Muhammed es-Sallâbî
Sirâcen Münîr; kendi karanlığını aydınlatarak başk...
Muhammed Emin Yıldırım
“Gönüllere dokunan davet, umudun ete, kemiğe bürün...
Mustafa Karaca
“Hakikat algısının aşınmasıyla çürüyen insan ve ...
Ahmet Mercan
“Reform edilmesi gereken bir şey varsa o da modern...
Recep Şentürk
SİRET-İ İNSAN
Savaşın Çocukları
Bahriye Kaman
Toplumun Kurucu Hücresi Olan Ailede Örneklik Vasfı...
Bahriye Kaman
Lider, Önder, Rehber!
Bahriye Kaman
Göçebe Ruhu
Bahriye Kaman
Nitelikler ve Roller
Bahriye Kaman
SİNEMA
Önce Karartma Sonra Aydınlanma: Sinema Ama Nasıl?...
Abdülhamit Güler
Sinema, İnsanoğlunun En Eski Umut Taşıma Aracıdır...
Abdülhamit Güler
Değişemeyen mi çürür, çürümek mi değişimdir?...
Abdülhamit Güler
Sinema Sanat Olmasaydı, Çoktan Bitmişti......
Abdülhamit Güler
Doğu Türkistan, Filistin ve Diğerleri: Sinemada Ek...
Abdülhamit Güler
GEZİ-YORUM
İslâm Rönesansı'nın Gözbebeği: Özbekistan...
Mikail Çolak
Turks ve Caicos Adaları
Mikail Çolak
Bir Mabedler Şehridir Ankara
Mikail Çolak
Doğunun Tüm Yolları Erzurum'dan Geçer...
Mikail Çolak
Mağrur Bir Tarih Ribatı Gibi Dimdik Ayaktadır Kâşg...
Mikail Çolak
SAHABİ BİYOGRAFİSİ
Dizleri Toprakla Buluşturan Acı: Hamne Bint Cahş...
Rumeysa Döğer
İyiye Talib Olmayı Öğreten Ümmü Büceyd...
Rumeysa Döğer
Dost Saliha Olandır
Rumeysa Döğer
Ya Hanzala Münafık Olmuş Olsaydı?...
Rumeysa Döğer
Leyla “A” dır
Rumeysa Döğer
NEBEVİ VARİSLER
İbn Haldun: Tecrübe ve Hikmet Derinliklerine Yolc...
Selcan Çakar
Abdülfettâh Ebû Gudde (1917–1997): Bir İlim ve Ahl...
Nazlı Çakar
Yahya İbrahim Hasan Sinvar: Filistin Davasının Bir...
Selcan Çakar
Ubey b. Kâ'b: Allah’ın Seçtiği Muallim...
Damla Mıdış
Ümmü Seleme
Hayrunnisa Duran
Scroll Up
0
Düşüncelerinizi çok isterim, lütfen yorum yapın.x