Menü
Mikail Çolak
Mikail Çolak
Gezi-Yorum/Balkanların Emaneti: Sancak
Eylül 26, 2023
Yazarın Tüm Yazıları

GEZİ-YORUM/BALKANLARIN EMANETİ: SANCAK

MİKAİL ÇOLAK

Hatice Hamzagiç Teyze 84 yaşında vefat etti ve bir tarih de onunla birlikte dâr-ı bekâya irtihal etti. Bazı insanlar tarihi âbide gibidir. Tarihi eser gibi ya da yaşayan bir tarih ansiklopedisi. Sırbistan’ın Sancak bölgesi Novi Pazar şehrinde yaşayan Hatice Teyze böyle bir değerdi. Kendisiyle Balkan seyahatimiz esnasında uğradığımız Sırbistan Sancak’ta karşılaşmıştık.

Sırbistan sınırları içinde kalan Müslümanların bölgesi Sancak. Sancak bölgesindeki tüm şehirleri; özellikle Novi Pazar’ı,  Tutin’i gezerken bir Osmanlı şehrini geziyor gibi hissediyorsunuz. Sancaklı kardeşlerimiz o kimliği hâlâ muhafaza ediyor. Novi Pazar ‘Yeni Pazar’ demek ve bölge fethedildiğinde Osmanlı’nın kurduğu bir şehirdi.

Emanetimize yüzyıllardır sahip çıkarak Osmanlı torunları olduklarını her fırsatta gösteriyorlar. Evlatlarımıza Osmanlı kimliği kazandırmayı ve onların Osmanlı torunu olduğunu en küçük zerrelerine kadar hissettirmeyi istiyorsak Balkan turunun elzem olduğunu iddia ediyorum.

Boşnakça meal dağıtımı vesilesiyle Kosova’dan sonra ziyaret ettiğimiz Sancak Bölgesi’ne gümrükte Sırp polisinin engellemesi sebebiyle girişimiz biraz zahmetli oldu. Biz Türklere ve Türkiyelilere bir sıkıntı yok ancak yanınızda eğer bir Kosovalı varsa ve Sırbistan’a o Kosovalı ile girmek istiyorsanız Türkiyeliyi kenarda misafir edip Kosovalıyla uzun bir münakaşa maratonuna başlıyorlar. Arnavutça ya da Boşnakça hiçbir şey bilmiyorum ama münakaşanın uzun sürdüğünü hatırlıyorum.

Sancak Bölgesi’nde 450 bin kişi yaşıyor ve bunun 350 bini Müslüman kardeşimiz. Yaklaşık %81 Müslüman. 1465’te fethedildiğinde Hersek Sancağı’na başlanmış sonra Yeni Pazar Sancağı olarak müstakil sancak haline getirilip Bosna eyaletine dâhil edilmiş. Osmanlı’nın Balkanlar’daki son sancağı orayı da kaybedince Balkanlar’dan tamamen çekilmişiz.

Bölgeye giriş yapıp oradaki kardeşlerimizin sizi bir Osmanlı torunu gibi karşılamaları ilgi ve alakaları hala gözlerimin önünde. Hayatımın en etkileyici sahnelerinden biriydi şüphesiz.

Gittiğim her ülkede yaşlıları dinleme geleneğimin bir ürünü olarak beni Hatice Teyze’ye yönlendirdiler. Tek başına bir barakada yaşıyordu. Bakıma muhtaçtı ama hiç kimsenin yardımını istemediğini söyledi. Devletin maaşını da kabul etmemişti.

Hikâyesini   bir genç kız heyecanı ile anlattı bize. Bundan yıllar önce babası Ahmet Hamzagiç o zamanlar 40 yaşlarında iken Sancak bölgesi Osmanlı yönetiminde iken payitahttan bir haber gelir. Osmanlı Devleti I. Cihan Harbi’ne girmiştir Çanakkale Cephesi’nde askere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple eli silah tutan herkes cepheye çağrılır.

Sancak bölgesinde Ahmet Amca üç arkadaşı ile köy köy gezerek asker toplarlar. Toplam on bin civarında gönüllü asker Novi Pazar’da toplanır. Ahmet Amca önlerinde olmak kaydıyla gönüllü askerler yaya bir şekilde Çanakkale cephesine gelirler.

Çanakkale Savaşı’nda ayağından yaralanan Ahmet Amca, savaşmaya ısrarla devam etmek istemesine rağmen Sancak’a geri gönderilir. Ahmet Amca Sancak’ta yaşar ve kızı Hatice Teyze’ye Çanakkale’de namaz kıldığı seccadeyi emanet eder.

Hatice Teyze babasından kalan seccadeyi saklar. Sancağın dışına dışına hiç çıkmayan Hatice Teyze’ye 2015 yılında Türkiye Belgrad Büyükelçiliğinden bir yazı gelir. Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı dolayısıyla Çanakkale’de özel bir tören yapılacaktır ve Hatice Teyze’nin babası Ahmet Amca da Çanakkale’ye katılanlardan biri olduğu için onun anısına kendisi Çanakkale’deki özel törene davetlidir.

Hatice Teyze Novi Pazar’dan ilk defa çıkar ve tekerlekli sandalyesinde THY uçağı ile Çanakkale’ye getirilir. Tören alanında takdim edilir. Kendisine bütün hürmet ve tazim gösterilir. Duygularını paylaşmak istediğinde babasının hikâyesini anlatır. O anda tarihi anlar yaşanır ve duygu seli tüm alanı kapsar.

Ben Hatice Teyze ile Novi Pazar’daki derme çatma evinde tanışıp, onun hikâyesini dinleyip evden ayrılana kadar hiç Türkçe konuşmadı; sürekli Boşnakça konuştu.

Tekrardan ifade etmek gerekir ki Balkanlar bizim için tarihi bir açık hava müzesidir. Osmanlı sevgisi ve sevdasıyla mücehhez olmak isteyen her vatan evladı Balkan havasını teneffüs etmeli; oradaki ecdat sevgisiyle yoğrulmalıdır. Biz Balkanlar’da kalbimizden bir parça bıraktık; tarihimizden en mükemmel sayfaları orada yazdık. Yolunuz balkanlara düştüğünde Sancak bölgesini ve Novi Pazar’daki Müslüman kardeşlerimizi ziyaret etmeyi unutmayın.

0 0 Yorumlar
Puan
Bildir
guest

0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
DOSYA
İki Kıyı Arasında...
Mehmet Kaman
Aydınlık Neslin Yol Haritası
Damla Mıdış
Annelerimizle Aydınlanalım
Hayrunnisa Duran
Cennetin Hasretiyle Yanan Kandiller
Şura Tosun
Umudu Filizlendirmek
Sinan Özyurt
RÖPÖRTAJLAR
Kur’ân’a, sünnete ve nebevî terbiyeye dönüş her dö...
Muhammed es-Sallâbî
Sirâcen Münîr; kendi karanlığını aydınlatarak başk...
Muhammed Emin Yıldırım
“Gönüllere dokunan davet, umudun ete, kemiğe bürün...
Mustafa Karaca
“Hakikat algısının aşınmasıyla çürüyen insan ve ...
Ahmet Mercan
“Reform edilmesi gereken bir şey varsa o da modern...
Recep Şentürk
SİRET-İ İNSAN
Savaşın Çocukları
Bahriye Kaman
Toplumun Kurucu Hücresi Olan Ailede Örneklik Vasfı...
Bahriye Kaman
Lider, Önder, Rehber!
Bahriye Kaman
Göçebe Ruhu
Bahriye Kaman
Nitelikler ve Roller
Bahriye Kaman
SİNEMA
Önce Karartma Sonra Aydınlanma: Sinema Ama Nasıl?...
Abdülhamit Güler
Sinema, İnsanoğlunun En Eski Umut Taşıma Aracıdır...
Abdülhamit Güler
Değişemeyen mi çürür, çürümek mi değişimdir?...
Abdülhamit Güler
Sinema Sanat Olmasaydı, Çoktan Bitmişti......
Abdülhamit Güler
Doğu Türkistan, Filistin ve Diğerleri: Sinemada Ek...
Abdülhamit Güler
GEZİ-YORUM
İslâm Rönesansı'nın Gözbebeği: Özbekistan...
Mikail Çolak
Turks ve Caicos Adaları
Mikail Çolak
Bir Mabedler Şehridir Ankara
Mikail Çolak
Doğunun Tüm Yolları Erzurum'dan Geçer...
Mikail Çolak
Mağrur Bir Tarih Ribatı Gibi Dimdik Ayaktadır Kâşg...
Mikail Çolak
SAHABİ BİYOGRAFİSİ
Dizleri Toprakla Buluşturan Acı: Hamne Bint Cahş...
Rumeysa Döğer
İyiye Talib Olmayı Öğreten Ümmü Büceyd...
Rumeysa Döğer
Dost Saliha Olandır
Rumeysa Döğer
Ya Hanzala Münafık Olmuş Olsaydı?...
Rumeysa Döğer
Leyla “A” dır
Rumeysa Döğer
NEBEVİ VARİSLER
İbn Haldun: Tecrübe ve Hikmet Derinliklerine Yolc...
Selcan Çakar
Abdülfettâh Ebû Gudde (1917–1997): Bir İlim ve Ahl...
Nazlı Çakar
Yahya İbrahim Hasan Sinvar: Filistin Davasının Bir...
Selcan Çakar
Ubey b. Kâ'b: Allah’ın Seçtiği Muallim...
Damla Mıdış
Ümmü Seleme
Hayrunnisa Duran
Scroll Up
0
Düşüncelerinizi çok isterim, lütfen yorum yapın.x