Menü
Özcan Hıdır
Özcan Hıdır
“İnsan, İnsanın Kurdudur (!)”: Hümanizm, Trans-hümanizm ve “İslâm İnsanı”
Eylül 25, 2023
Yazarın Tüm Yazıları

XVII. yüzyılın materyalist siyasetçi filozofu Thomas Hobbes’a atfedilen “İnsan insanın kurdudur.” manasına gelen Latince “Homo Homini lupus” sözü meşhurdur. Esasen bu söz, modern ve postmodern dönemde Batı’nın -en azından karar vericilerinin- insana bakışını özetleyen de bir sözdür. Hobbes’e göre insan ayrıca, evrenin bir parçası olması sebebiyle var olan bir cisim olarak kabul edilen eni, boyu, derinliği olan amaçsız maddi bir ürün yani XVIII. yüzyılda yaşamış olan Fransız düşünür De la Mettrie’nin nitelemesiyle “makine insan” görüşü de aynı paraleldedir.

Buna karşılık Müslüman coğrafyada ise bu söz, Yahya Kemal Beyatlı’nın dilinden “İnsan insanın yurdudur.” şeklinde karşılık bulmuştur. Hatta bu sözü biraz daha genişleterek “İnsan insanın yurdu, umudu, ufkudur.” da diyebiliriz. Modern ve özellikle postmodern dünyada aslında insana yaklaşımda bu iki paradigmal farklı bakışın sürgit devam ettiğini, globalleşen kültürle beraber dünyaya hakimiyetle insanın artık araçsallaştırılıp -tabir yerinde ise- insan olmaktan çıkarılarak “homo economicus” olarak makineleştirildiğini veya adeta “tanrılaştırıldığını” veyahut da Kur’ân tabiriyle “aşağıların en aşağısı”na (et-Tîn 95/5) koyulabileceği-düşebileceğini görüyoruz. Bu ise insanın buhranı ve yaratılış özü-fıtratı veya iç sesi ile içerisinde bulunduğu durum arasında gelgitler yaşaması, parçalanması-bozulması ve neticede “hibrit” bir kimliğe-ruh haline bürünmesidir. Bu meyanda hatıra, Arap nesir sanatının en büyük temsilcilerinden olan felsefeci-mutasavvıf Ebû Hayyân et-Tevhîdî’nin (öl. 414/1023), kendi dönemi için söylediği “İnsan, bir diğer insan için problem haline gelmiştir.” sözü gelmekte ve dolayısıyla fıtrattan uzaklaşan insanın diğer insanlar başta olmak üzere, aslında bütün mahlukat için önemli “problem” teşkil ettiğini…

0 0 Yorumlar
Puan
Bildir
guest

0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
DOSYA
İki Kıyı Arasında...
Mehmet Kaman
Aydınlık Neslin Yol Haritası
Damla Mıdış
Annelerimizle Aydınlanalım
Hayrunnisa Duran
Cennetin Hasretiyle Yanan Kandiller
Şura Tosun
Umudu Filizlendirmek
Sinan Özyurt
RÖPÖRTAJLAR
Kur’ân’a, sünnete ve nebevî terbiyeye dönüş her dö...
Muhammed es-Sallâbî
Sirâcen Münîr; kendi karanlığını aydınlatarak başk...
Muhammed Emin Yıldırım
“Gönüllere dokunan davet, umudun ete, kemiğe bürün...
Mustafa Karaca
“Hakikat algısının aşınmasıyla çürüyen insan ve ...
Ahmet Mercan
“Reform edilmesi gereken bir şey varsa o da modern...
Recep Şentürk
SİRET-İ İNSAN
Savaşın Çocukları
Bahriye Kaman
Toplumun Kurucu Hücresi Olan Ailede Örneklik Vasfı...
Bahriye Kaman
Lider, Önder, Rehber!
Bahriye Kaman
Göçebe Ruhu
Bahriye Kaman
Nitelikler ve Roller
Bahriye Kaman
SİNEMA
Önce Karartma Sonra Aydınlanma: Sinema Ama Nasıl?...
Abdülhamit Güler
Sinema, İnsanoğlunun En Eski Umut Taşıma Aracıdır...
Abdülhamit Güler
Değişemeyen mi çürür, çürümek mi değişimdir?...
Abdülhamit Güler
Sinema Sanat Olmasaydı, Çoktan Bitmişti......
Abdülhamit Güler
Doğu Türkistan, Filistin ve Diğerleri: Sinemada Ek...
Abdülhamit Güler
GEZİ-YORUM
İslâm Rönesansı'nın Gözbebeği: Özbekistan...
Mikail Çolak
Turks ve Caicos Adaları
Mikail Çolak
Bir Mabedler Şehridir Ankara
Mikail Çolak
Doğunun Tüm Yolları Erzurum'dan Geçer...
Mikail Çolak
Mağrur Bir Tarih Ribatı Gibi Dimdik Ayaktadır Kâşg...
Mikail Çolak
SAHABİ BİYOGRAFİSİ
Dizleri Toprakla Buluşturan Acı: Hamne Bint Cahş...
Rumeysa Döğer
İyiye Talib Olmayı Öğreten Ümmü Büceyd...
Rumeysa Döğer
Dost Saliha Olandır
Rumeysa Döğer
Ya Hanzala Münafık Olmuş Olsaydı?...
Rumeysa Döğer
Leyla “A” dır
Rumeysa Döğer
NEBEVİ VARİSLER
İbn Haldun: Tecrübe ve Hikmet Derinliklerine Yolc...
Selcan Çakar
Abdülfettâh Ebû Gudde (1917–1997): Bir İlim ve Ahl...
Nazlı Çakar
Yahya İbrahim Hasan Sinvar: Filistin Davasının Bir...
Selcan Çakar
Ubey b. Kâ'b: Allah’ın Seçtiği Muallim...
Damla Mıdış
Ümmü Seleme
Hayrunnisa Duran
Scroll Up
0
Düşüncelerinizi çok isterim, lütfen yorum yapın.x